O zamanlar kitap okurken önce okumuş birine sorardım sonu nasıl diye.
Hani acı olursa okumayayım boşuna; daha katlanmayı öğrenemiştim. Ve
sorduğum kişi tek cümle etmedi, sadece çok güzel ve gerçekten çok güzel
demişti. Aşk var işte çok seviyorlar birbirlerini, âh dedim kesin
okumalıyım. Sanırım iki günde bitmişti, o kadar sürükleyici yani. Belki
de her şey sevmek nereye kadar sorusunun cevabı içindi .
Piraye Haşim ' di diğeri... Şehir kızının daha doğrusu batının doğuya alışma güçlüğü ve her şey sevgi hatrına. Urfa olduğunu hatırlıyorum damadın memleketini ve doktordu bunlar... Ve Haşim öyle bildiğimiz maço tipli hem de ne maço çocuğundan bile haberdar olamayan. Şimdinin pembe dizileri gibi işte, kızımız son derece gururludur, sevgisinden ölse de dönmez... Ama dönememek, ya sebep sadece gurur değilse...
Kız öyle seviyor ki annesini, eşinin annesine anne demeyi bile başaramıyor. Bizim oralarda kardeşler konuşsalar bile "anneme" değil "anneye ya da anneyi ya da annede" ama "annemi" değildir. Bu da masada yemek yerken herkesin öyle yaptığını görünce kurtuluş gibi geliyor başkasına anne deme eziyetinden. Gerçi burada takılır insan; sevdiğinin annesine nasıl el der ki insan... Biz fazlaca sevgici olduğumuz içindir bu düşünce belki de...
Bu kadarından fazlasını anlatmamak gerek, aslında burada kitapları anlatırken üstten konuşuyorum çünkü içini bilen niye okuyayım der evvela... Ben demesem de denir mutlaka...
Piraye Haşim ' di diğeri... Şehir kızının daha doğrusu batının doğuya alışma güçlüğü ve her şey sevgi hatrına. Urfa olduğunu hatırlıyorum damadın memleketini ve doktordu bunlar... Ve Haşim öyle bildiğimiz maço tipli hem de ne maço çocuğundan bile haberdar olamayan. Şimdinin pembe dizileri gibi işte, kızımız son derece gururludur, sevgisinden ölse de dönmez... Ama dönememek, ya sebep sadece gurur değilse...
Kız öyle seviyor ki annesini, eşinin annesine anne demeyi bile başaramıyor. Bizim oralarda kardeşler konuşsalar bile "anneme" değil "anneye ya da anneyi ya da annede" ama "annemi" değildir. Bu da masada yemek yerken herkesin öyle yaptığını görünce kurtuluş gibi geliyor başkasına anne deme eziyetinden. Gerçi burada takılır insan; sevdiğinin annesine nasıl el der ki insan... Biz fazlaca sevgici olduğumuz içindir bu düşünce belki de...
Bu kadarından fazlasını anlatmamak gerek, aslında burada kitapları anlatırken üstten konuşuyorum çünkü içini bilen niye okuyayım der evvela... Ben demesem de denir mutlaka...
Güzel konusu olan
bir kitap, ara ara Nâzım'ı düşünmeyeceksiniz desem yalan olur ama
Piraye'yi en az Nâzım kadar hatırlayacaksınızdır okumayı unutmadıkça....
Okunmalı mı...
Anlamsız şeylere canınız sıkılıyorsa okuyun , anlam olsun akan yaşlarınızın renginde...Okunmalı mı...

bence kesinlikle okunmalı ...
YanıtlaSilherkesten olumlu yorumlar duyuyorum bu kitap hakkında. en kıısa zamanda okuycam :)
YanıtlaSilokudum PİRAYE'yi lise son sınıfta ben de.duygusal yönü ağır basan fakat hiç sıkmayan gayet sürükleyici bir kitap
YanıtlaSil