30 Nisan 2012 Pazartesi

BDE YAZILIMLARI
DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ

ELİF TAŞ           EMİNE DAĞCI

ALIŞTIRMA VE UYGULAMA  YAZILIMI


HEDEFE UYGUNLUK:  Öğrenciye toplama veya çıkarma işlemini doğru biçimde yapmasını sağlamak
KULLANICIYA UYGUNLUK:6 yaş grubuna uygun
İÇERİK:Öğrencinin toplama veya çıkarma  işlemini yapması isteniyor eğer yanlış/ doğru cevap verdiğinde bununla ilgili dönütler veriliyor
MOTİVASYON:Çocuğun bilgisayar başında aşırı zaman geçirmesine neden olmaz. Öğrenciyi palyaço araç kullanılarak dikkat çekici hale getirmiştir. Rekabet ortamı yoktur. Ders süresi yeterli durumdadır. Oyunun ortasında öğrencinin verdiği cevapların doğru olup olmadığına dair dönütler bulunmaktadır.
ETKİLEŞİM:Bireysel bir oyun
GERİ BİLDİRİM:Oyun kazanım sağlamaktadır.
KONTROL:Oyunda fare kullanılmaktadır.
ARAÇLAR: Palyaço, sayıların yanında kullanılmış küçük renkli toplar bulunmaktadır.
GÖRÜNTÜ VE ÖZELLİKLER:Öğrencinin günlük hayatında lazım olacak basit toplama/ çıkarma işlemlerini basit bir şekilde görsellenmiştir.
DİL VE BİÇİM: Öğrenciye dönütler sesli olarak aktarılmıştır.
DEĞERLENDİRME:Basit öğrencilere uygulanabilecek bir oyun.

BİRE BİR EĞİTİM YAZILIMI


HEDEFE UYGUNLUK: Öğrenciye şekilleri öğretmek
KULLANICIYA UYGUNLUK:4-6 yaş grubuna uygun
İÇERİK:Öğrenciye kare, daire, üçgen gibi geometrik şekiller günlük hayatta kullanılan araçlarla birlikte bilgi verilmiş.
MOTİVASYON:Renkli bir oyun olmasından dolayı çocuğun bilgisayar başında uzun zaman geçirmesine neden olabilir. Çocuların ilgisini çekebilecek niteliktedir.Rekabet ortamı oluşturulmamıştır.ders süresine uygundur. Eğitsellik ön plandadır.Bireysel oyundur.
ETKİLEŞİM:Bireysel bir oyun
GERİ BİLDİRİM:Öğrenciye kazanımlar sağlamaktadır.
KONTROL:Fare ile kullanılmaktadır.
ARAÇLAR:Geometrik şekilleri öğretmek amacıyla kullanılan simit,top,pasta,vb..
GÖRÜNTÜ VE ÖZELLİKLER:Oyunda renkler canlılık kazandırmıştır. Dikkat çekicidir.
DİL VE BİÇİM:Türkçe olarak aktarılmıştır.
DEĞERLENDİRME:Renkli dünyasıyla öğrencilerin dikkatini çekmeyi başarmış bilgilendirme şeklide güzel bir oyun.

EĞİTSEL OYUN YAZILIMI


HEDEFE UYGUNLUK: Öğrencilere renkleri tanımasını sağlamak
KULLANICIYA UYGUNLUK: 2-3 yaş çocuğuna uygun bir oyun
İÇERİK:Öğrenciye renkleri çiçek toplattırarak kazandırılmaya çalışılmış
MOTİVASYON:Bireysel bir oyundur. Çocuklara çiçek toplattırılarak teşvik edilmeye çalışılmıştır.Acaba başka hangi renkleri öğreneceğim diye çocukta merak uyandırılmıştır. Rekabet ortamı bulunmamaktadır. Oyun bilgisayar yöntemne uygun. Ders süresi yeterlidir.
ETKİLEŞİM:Bireysel oyun
GERİ BİLDİRİM:Öğrenciye kazanım sağlanmaktadır.
KONTROL:Fare ile oyun oynanır
ARAÇLAR:Renkli çiçekler
GÖRÜNTÜ VE ÖZELLİKLER: dikkat çekici özelliğe sahiptir.
DİL VE BİÇİM:Kız çocuğu renkleri bilgilendirip yönlendirmeyi yapmaktadır. Türkçe olarak anlatılmıştır.
DEĞERLENDİRME: Küçük yaştaki çocuklara uygun bir oyun etkinliğidir.

10 Nisan 2012 Salı

OKUL ÖNCESİNDE BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİMİN ROLÜ



Akademik Bilişim 2007
Dumlupınar Üniversitesi, Kütahya 31 Ocak-2 Şubat 2007

Ahmet Ömer KACAR* , Nurettin DOĞAN**
(*) Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektronik ve Bilgisayar Eğitimi, ANKARA
(**)Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Elektronik ve Bilgisayar Bölümü, ANKARA
ahmetomer_kacar@hotmail.com, ndogan@gazi.edu.tr

OKULÖNCESİ EĞİTİMDE
BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİMİN ROLÜ

Okulöncesi eğitim kurumlarına devam eden altı yaş çocuklarına sayı(1’den 10’a kadar) ve şekil (kare, daire, üçgen, dikdörtgen) kavramlarını kazandırmada Bilgisayar Destekli Eğitim(BDE) ve Geleneksel Eğitim(GE) yöntemlerinin etkililiğini karşılaştırmak, bu konudaki BDE’n rolünü Saptamak bu çalışmanın amacını oluşturmuştur. Bu çalışma Afyon Kara hisar İli Merkez İlçesi, İlköğretim Okullarında anasınıfına devam eden altı yaş çocuklarına BDE ve GE yöntemiyle geometrik şekil ve sayı kavramı eğitimi verilerek BDE’n bu konudaki rolü araştırılmıştır. Araştırmaya iki ilköğretim okulundan 38’i erkek ve 42’si kız olmak üzere toplam 80 çocuk katılmıştır. Çocuklar bir deney ve bir kontrol grubuna ayrılmışlardır. Deney grubuna BDE, kontrol grubuna da GE yöntemi ile sayı ve şekil kavramı eğitimi verilmiştir. Eğitimden önce ve sonra “Geometrik Şekil Kavram Formu”(GŞKF) ve “Piaget’in Sayı Korunumu Testi”(PSKT) ön test ve Son test olarak uygulanmış, araştırma kapsamındaki çocuklara da bilgisayarla ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla “Çocukla Görüşme Formu” ve ailelerine de “Veli Anket Formu” uygulanmıştır. GŞKF sonuçları istatistiksel olarak değerlendirildiğinde; BDE ile GE yönteminin kullanıldığı grupların şekil kavrama düzeyleri arasında eğitim öncesinden sonrasına anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur(p<.05). BDE yöntemi ile eğitim alan grup, GE yöntemi ile eğitim alan gruba göre daha başarılı olmuştur. PSKT’in tüm sayfalarını kapsayan toplam puanlar istatistiksel olarak değerlendirildiğinde; BDE ve GE alan gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur(p<0.5). BDE yöntemi ile eğitim alan grup, GE yöntemi ile eğitim alan gruba göre daha başarılı olmuştur. Araştırma kapsamındaki çocukların velilerine uygulanan anket sonucunda, ailelerin büyük çoğunluğunun çocuklarının okulöncesi eğitim kurumlarında BDE almasının gerekli olduğu görüşünü ileri sürmüşlerdir.

ARAŞTIRMA
Afyon Kara hisar İli Merkez İlçesine bağlı İlköğretim Okullarından seçilen 80 çocuk meydana getirmiştir. Örneklemin oluşturulmasında ilk olarak;
Afyon Kara hisar İli Merkez İlçesindeki, bünyesinde anasınıfı olan İlköğretim Okullarını gösteren liste elde edilmiştir. Bu İlköğretim Okulları arasından bilgisayar laboratuarı olan okullar, araştırmacı tarafından tesadüfî olarak seçilmiştir. Gerekli izinler alındıktan sonra uygulamaya geçilmiştir. Merkez İlçesindeki, Hoca Ahmet Yesevi İlköğretim Okulu ve 27 Ağustos İlköğretim Okullarına bağlı anasınıflarından toplam 80 çocuk araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu çocuklar içerisinden 40 çocuk bilgisayar destekli eğitim alacak grubu, 40 çocukta geleneksel eğitim alacak grubu oluşturmuştur. Kız ve erkek çocukların eşit sayıda seçilmesine özen gösterilmiştir. Okulöncesi eğitim kurumlarına devam eden 6 yaş çocuklarının sayı ve şekil kavramlarını kazandırmada bilgisayar destekli eğitim ve geleneksel eğitim yöntemlerinin etkililiğini karşılaştırmak bu konudaki bu makalede esas alınmıştır.
Bilim ve teknolojideki gelişmeler bir taraftan yeni eğitim gereksinimlerini tanımlarken diğer taraftan da eğitim uygulamalarına yeni olanaklar sunmaktadır. Artık günümüzde “Bilgisayarlar kullanılmalı mı?” sorusu yerine “ Bilgisayarları en etkili ve verimli bir biçimde nasıl kullanmalıyız?” sorusuna bırakmıştır.
Okulöncesi yıllarda çocuklar yakın çevrelerine karşı duyarlıdır. Hareketli, meraklı ve araştırıcı bir davranış sergilerler.
Eğitimin bireylere daha etkili ve verimli bir şekilde verilebilmesi içinde günün teknolojik ürünlerine de ayak uydurulması gerekmektedir.
Bilgisayar destekli eğitimin amacı eğitimi bireyselleştirmektir. Geleneksel eğitimde olduğu gibi eğitim öğrencilerin bütününe değil de daha çok bireyselliği amaçlamaktadır ve bu da eğitim kalitesini daha da arttırmaktadır. Bu amaçla kişi çevresinden bağımsız öğretmenden bağımsız olacaktır ve çevresinden etkilenmeyecektir.
Yeni nesil çocukları da bilgisayar büyük bir önem vermektedirler ve bu yüzden eğitim bilgisayarla desteklendiğinde çocuklar öğrenmelerinden haz alacaktır ve buda hem bireyi hem eğitimi olumlu etkileyecektir.
. KAYNAKLAR
[1] Yaşar, Ş., Okulöncesi Eğitimde Bilgisayar
Öğretimi, Yrd. Doç. Dr. Ayşen Gürcan
NAMLU, Anadolu Üniversitesi Yayınları,
Eskişehir, 2004.
[2] Ertürk, S., Eğitimde Program Geliştirme,
Yelkentepe Yayınları, No:4, Ankara, l979.
[3] Ömeroğlu E., M.E.B. Halk Eğitimi
Merkezlerinde Uygulanan Anne Eğitimi
Kurslarına Genel Bir Bakış, Gazi Üniversitesi
Meslekî Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi ve
Ev Yönetimi Eğitimi Bölümü, Ankara, 1997.
[4] Tuğrul, B., “Çocuk Gelişiminde Anaokulu
Eğitiminin Önemi”, Bilim ve Aklın
Aydınlığında Eğitim Dergisi, Sayı:62, 2005,
1-3.
[5] Küçükturan, G., “Okul Öncesi Fen
Öğretiminde Bir Teknik: Analoji”, Milli
Eğitim Dergisi, Sayı:157, 2003, 1.
[6] Turan, F., “Okul Öncesi Eğitim Kurumları
Yönetmeliği ve Programının
Değerlendirilmesi”, Milli Eğitim Dergisi,
Sayı:162, 2004, 1.
[7] Yılmaz, A., “Eğitim Yönetiminde
Bilgisayarlardan Faydalanmanın Avantajları
ve Dezavantajları”, Milli Eğitim ve Sosyal
Bilimler Dergisi, Sayı:166, 2005, 1-7.
[8] Demirel. Ö, ve Seferoğlu S. S., Öğretim
Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, Pegem
Yayıncılık, 2001.
[9] Şimşek, A., Yeni Öğrenme Modeli ve
Eğitimde Bilişim Teknolojileri: Bilgisayar
Destekli Eğitim Raporu, Koç Üniversitesi,
İstanbul, 1999, 1-19.
[10] Yürütücü, A., “Bilişim Toplumunda
İlköğretim Sürecindeki Eğitim Teknolojileri”,
I.Uluslararası Eğitim Teknolojileri
Sempozyum ve Fuar Bildirisi, 5-37, 2002,
Sakarya Üni.
[11] Arı, M. ve Bayhan, P., Okul Öncesi
Dönemde Bilgisayar Destekli Eğitim, Epsilon
Yayıncılık, İstanbul, 2002.
[12] Karabaş, Z., “Ailenin Tutumu Önem
Taşıyor. Bilgisayarınızın Çocuğunuzun Sosyal
Gelişimine Artı Bir Değer Kattığını Biliyor
muydunuz?”,Bebeğim Dergisi, Sayı:59, 2001,
10.
[13] Bandura A., and Pastorellli C., and
Barbaranelli C., and Cappara G.V., “Self-
Effcacy Pathways to Childhood Depression”,
Journal of Personality and Social Psychology,
76, 2, 1999, 258-269.
[14] Skemp R., The Psychology of Learning
Mathematics, Penguin Boks, New York,
1986.
[15] Büyüköztürk, Ş., “Sosyal Bilimler İçin
Veri Analizi El Kitabı”, Pegem Yayıncılık,
Ankara, 2002.
[16] Büyüköztürk, Ş., “Deneysel Desenler
Öntest-Sontest Kontrol Grubu Desen ve Veri
Analizi”, Pegem Yayıncılık, Ankara, 2001.

27 Mart 2012 Salı

Anne Çocuk Sağlığı ve İlkyardım


Dersin amacı; Anne ve çocuk sağlığını ve çocuk hastalıklarını öğrenme
Hamilelik ve doğumu öğrenme
Bulaşıcı ve akut hastalıkları ve bu hastalıklardan korunmayı öğrenme
Çocuklarda acil durumları ve ilk yardımı öğrenme.

 İlkyardım konulu bu ders her öğretmenin bilmesi gereken ve her öğretmen adayının öğrenmesi gereken bir derstir.. Acil durumlarda her öğretmen gerekli olan ilkyardımı çocuğa uygulahyabilmelidir, bu yüzden gerekli bir derstir.


Canan TAN ''Piraye''





 
O zamanlar kitap okurken önce okumuş birine sorardım sonu nasıl diye. Hani acı olursa okumayayım boşuna; daha katlanmayı öğrenemiştim. Ve sorduğum kişi tek cümle etmedi, sadece çok güzel ve gerçekten çok güzel demişti. Aşk var işte çok seviyorlar birbirlerini, âh dedim kesin okumalıyım. Sanırım iki günde bitmişti, o kadar sürükleyici yani. Belki de her şey sevmek nereye kadar sorusunun cevabı içindi .

Piraye Haşim ' di diğeri... Şehir kızının daha doğrusu batının doğuya alışma güçlüğü ve her şey sevgi hatrına. Urfa olduğunu hatırlıyorum damadın memleketini ve doktordu bunlar... Ve Haşim öyle bildiğimiz maço tipli hem de ne maço çocuğundan bile haberdar olamayan. Şimdinin pembe dizileri gibi işte, kızımız son derece gururludur, sevgisinden ölse de dönmez... Ama dönememek, ya sebep sadece gurur değilse...

Kız öyle seviyor ki annesini, eşinin annesine anne demeyi bile başaramıyor. Bizim oralarda kardeşler konuşsalar bile "anneme" değil "anneye ya da anneyi ya da annede" ama "annemi" değildir. Bu da masada yemek yerken herkesin öyle yaptığını görünce kurtuluş gibi geliyor başkasına anne deme eziyetinden. Gerçi burada takılır insan; sevdiğinin annesine nasıl el der ki insan... Biz fazlaca sevgici olduğumuz içindir bu düşünce belki de...

Bu kadarından fazlasını anlatmamak gerek, aslında burada kitapları anlatırken üstten konuşuyorum çünkü içini bilen niye okuyayım der evvela... Ben demesem de denir mutlaka...
 
Güzel konusu olan bir kitap, ara ara Nâzım'ı düşünmeyeceksiniz desem yalan olur ama Piraye'yi en az Nâzım kadar hatırlayacaksınızdır okumayı unutmadıkça....


Okunmalı mı...
 
Anlamsız şeylere canınız sıkılıyorsa okuyun , anlam olsun akan yaşlarınızın renginde...

21 Mart 2012 Çarşamba

Christy Brown Sol Ayağım

YAZARIN HAYATI

Christy Brown 1932de doğdu. Dublinli bir duvarcının 23 çocuğundan biriydi. Beyin felci kurbanı olduğu için konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemiyordu; sol ayağı hariç. Bu onun resim yapmasını ve otobiyografisini yazmasını sağladı. Romanları PARLAK MESLEK, YAZ ÜZERİNDE GÖLGE ve VAHŞİ ZAMBAKLAR olup, şiirlerini de TOPLU ŞİİRLERde derlemiştir. Christy BROWN 1981'de öldü.

KİTABIN ÖZETİ
Bu Christy Brown'un kendi hayat hikayesidir. Christy Brown bir duvarcının ortanca çocuğuydu. Doğduğundan itibaren ailesinin yardımına ihtiyaç duyup kendisini, çevresindeki insanları tanıyıp bu arada hayatı boyunca kullanabileceği bazı özellikler kazanmıştır. Bunlar resim yapma,okuma, yazma ve sol ayağını kullanma marifetleriydi. Kitapta ayrıca diğer aile fertlerinin bu olay hakkındaki düşünceleriyle birlikte doktorların gazetecilerin ve komşularının da bu olay hakkındaki düşünceleri ve duyguları da anlatılmaktadır.
Şimdi size kitaptan bir bölümü anlatacağım;
Christy Brown zor bir doğumdan sonra dünyaya geldi.Bu doğumdan sonra ilk acayipliğini annesi fark etmişti. Annesi christy'nin diğer problemlerini büyüdükçe fark ediyor. Örneğin; sürekli elini ve ağzını sıkması gibi. Altı aylıkken çevresinde yastıklar olmadan oturamaması on iki aylık olana kadar sürmüş. Christy'nin annesi bundan çok korkmuş ve babasıyla bu konuyu konuşur ve Christy hemen tıbbı yardım almaya başlar. Doktorlar bu olaya çok şaşırmış ve durumun ümitsiz olduğunu söylemiştir ama annesi bu olayı kabullenemez. Bir gün akrabalarıyla birlikte otururken kardeşi Lily'in elinde bir kalem görür ve bundan çok etkilenir kalemi almak için homurdanır ama kimse bu homurdanmasını duymaz , Christy kendini zorlar ve sol ayağı ile kalemi tutar ve yeri karalamaya başlar bu karalama herkese saçma gelse de Christy ve annesi için çok güzel şekildi. Annesi Christy'ye o kalemle ne çizebileceğini öğretmeye başladı. Annesi yere oturur ve A harfini çizer ve kopya et der. Ama Christy yapamaz. Annesi tekrar dene der : Christy dener ve yazı yazmayı başarır,
konuşmayı başaramasa da artık kendi sorununu başkalarıyla birlikte paylaşabiliyordu.






Bekir Gür Matematik Felsefesi


Platon'un, Akademi'sinin kapısına "Geometri bilmeyen girmesin" diye yazdırdığı rivayet edilir. İbn Haldun'a göre, geometri ile uğraşan birinin zekâsı artar ve zihni kolayca hataya düşmez. Spinoza ve Descartes gibi onlarca filozof Tanrının varlığını ispat ederken more geometrico [geometri tarzında] hareket etmişlerdir. Anne ve babalar çocuklarının matematikten yüksek not almasını ister. Devlet, okullarda matematiğe çok saat ayırır; üniversitelerdeki en büyük bölümlerden biri matematik bölümüdür. Zekâ testleri, genel yetenek ve iş sınavlarının çoğu, adayın matematiksel akıl yürütmesini ölçen özel testlerden oluşur. Bütün eğitim görmüşler, dünyaya sayıların çerçevesinden bakarlar.